Serüven
Sofia Başak, kökleri Ege Denizi'nin her iki yakasına uzanan mühendis ve akademisyen bir aileye doğdu.
İzmir Amerikan Koleji'nden mezun olmasının ardından Anadolu kültürünü yakından tanımak amacıyla yıllara yayılacak seyahatlerine başladı. Bu yolculuklarda edindiği bilgileri ve gözlemleri en doğru şekilde aktarmayı öğrenmek amacıyla yüksek eğitimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yapmayı seçti.
Üniversite hayatının daha ilk gününden çalışma hayatına adım atarak Best Medyagroup'a ait Best TV ve Radyo kanallarında deneyim kazandı. Aynı dönemde Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi'nin bünyesinde henüz çıkmakta olan Altyazı Sinema dergisinde staj yaptı. İletişim sektörünü tüm açılarıyla tanımak adına yapım dünyasına girdi ve reklam, dizi ve uzun metraj filmlerde hem kamera arkasında hem de kamera önünde yer aldı. Yıllarca ekibinde bulunmaktan büyük keyif aldığı !F İstanbul sayesinde uluslararası bağımsız film yapım dünyası ile tanışarak dönemin kültür sanat oluşumlarına da bilfiil şahitlik etmiş ve değerli temaslar edinmiş oldu.
Seyahatleri sırasında yolunun düştüğü Kaş'ta profesyonelleştiği dalgıçlık branşı ile deneyimlerini birleştirerek Türkiye'nin ilk sualtı video hizmeti veren kadın dalgıcı oldu. Bu bölgede kendi belgesel projelerini gerçekleştirdi. Bu filmler yıllar içinde Yunanistan'dan Puerto Rico'ya uzanan çeşitli bölgelerde gösterildi.
2009 yılına gelindiğinde artık Türkiye'nin her bölgesinde bulunmuş, sektörün tüm alanlarında çalışmış olarak belgesel konusunda uzmanlaşmaya karar verdi. Bu niyetle İngiltere'de University of Sussex'te ve İspanya'da Avrupa Birliği'nin MEDIA fonuna ait Media Business School'da (MEGA) iki ayrı Master programı tamamladı. Akabinde Londra'da belgesel dağıtım sektöründe çalışarak ağını genişletti. Bu süre zarfında Fransız ARTE kanalına duyduğu ilginin de etkisiyle Fransa'da Lille III Üniversitesi'nde bir yıl boyunca Fransızca dilinde eğitim aldı ve bu kanala ait bir projede de çalışma fırsatı buldu.
Bu dönemin ardından İstanbul'da Mars Group'un Film Yapım departmanının başına geçti. Filmlerini Cannes Film Festivali'ne yollamanın ardından Londra'ya geri dönüş yaparak kendi yapım şirketini kurdu. BBC, Channel 4 gibi kanallara işler üretirken bir yandan gezdiği festivaller sayesinde Avrupa'yı yereliyle tanıma fırsatı buldu. İşte tam bu sırada çokça takip ettiği belgesel filmlerin de etkisiyle insan ve doğa ilişkisini hayatının merkez noktasına koydu. Henüz sürdürdüğü şehir hayatında en yakınındaki kent bostanlarında toprağa dokunma ve toprakla dönüşme yolculuğu da böylece başlamış oldu. Londra'daki ünlü botanik bahçesi Kew Gardens'a da ilk ziyaretini bu yolda gerçekleştirmiş oldu. Artık soluğu her fırsatta İngiltere'nin milli parklarında alıyor, projeleri mümkün mertebe bu minvalde seçiyordu.
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma sürecinde (Brexit) işleri sekteye uğrayınca Türkiye'ye döndü. Anadolu Meraları ve Buğday Derneği gibi güvenilir ve köklü kurumlara görsel işitsel proje desteği verirken bir yandan da toprağı şifalandırma ve toprakla şifalanma üzerine bilgiler edinmeye devam etti. İki yıl süren düzenli karavanda yaşam sürecinde doğanın döngüleriyle uyumlandı. Sorumluluğunu aldığı Toroslarda bulunan, sedir ormanlarıyla çevrili arazide bir yandan kendi gıdasını yetiştirmenin hazzına varırken bir yandan şifalı bitkilerle hemhal olmaya başladı. Usta ziraatçı Mine Pakkaner'in Ceres Tarım Okulu'nda edindiği bilgileri böylece deneyime dönüştürdü.
Bu kadim bilgileri ve klinik otacılık yaklaşımını ustalarından öğrenmek için Rosemary Gladstar, Sajah Popham ve Adriana Ayales gibi isimlerden uzun soluklu eğitimler aldı. Aromaterapi bilgisini de çalışmalarına bilinçli şekilde katmak için Holly Brandenberger'den NAHA onaylı Aromaterapist sertifikasını edindi. Bu süreçte yuvasını, kangal kırması köpeğiyle birlikte Portekiz'e taşıdı.
The Emerald Podcast'in yapımcısı Joshua Michael Schrei'nin kozmoloji ve mitolojiye odaklanan eğitimleri ile somatik pratikleri hayatına kattı. Son olarak Almanya Karaorman'da bulunan Dharma Sangha'da geçirdiği dönem boyunca Tatsudo Nicole Baden'in rehberliğinde Zen pratiklerini içselleştirerek hayatına perçinledi.
Hayata bütüncül ve kutsiyetle yaklaşmak konusunda el aldığı sevgili dostu ve mentörü Marysia Miernowska ile The School of the Sacred Wild'da geçirdiği dört yılın ardından ise biriktirdiği tüm bilgi ve deneyimleri harmanlayarak Canıgönülden Otacılık Okulu'nu kurdu ve Canıgönülden Otacı isimli Podcasti yayıma sundu.
Bugün çeşitli platformlarda doğa ile yeniden bağ kurma, bir olma pratiklerinin önceleyen çalışmalar yapmaktadır.
Geleceğe dair niyeti, deneyimleri doğrultusunda çeşitli şekillerde ama mutlaka hayata ve doğanın mucizesine saygı ve hayranlıkla üretmek ve derlediklerini paylaşmaktır. Ve tabi ki hiç bitmeyecek olan, insanın da kuşkusuz parçası olduğu doğadan öğrenme sürecinin tadına varmak, hayatın akışı ne yöne giderse gitsin yaşamın, bu bahşedilen nefesin hakkını layıkiyle vermektir.


"Tüm duyularımla doğanın kusursuz işleyişine şahit olup bitkileri yakından tanıdıkça,
içinde bulunduğumuz mucizeye
bir kez daha şükran duyuyorum.
Günümüzde yaşanan neredeyse tüm sorunları doğaya olan aidiyetimizi yeniden farketmekle
ve yaşama bu yeni farkındalıkla bakmak suretiyle hafifletebileceğimize olan
inancım da böylece artıyor."
- Sofia Başak
